Pazar, Şubat 15, 2009

elif şafak?


elif şafak yeni bir kitap çıkardı; aşk. hürriyet sayfalar sayfalar dolusu dün sevgililer günü mahiyetinde müjdeledi kitabı. elif şafak kucağında pembe kapaklı, kalpli kitabıyla poz vermiş. elif şafak bu ülkenin en çok satan yazarlarından biri. bir web sitesi de mevcut. neden us? bilemiyorum, shafak olmayı sevdiği içindir belki.

neyse, sorum şu: böyle çok satan ve belli bir okur kitlesi olan bir yazar web sitesi işini ciddiye alamaz mı, almak zorunda değil midir? nihayetinde onu takip eden kitle yeni bir kitap çıkınca arayıp bulmak isteyecektir, yazarın sitesine koşacaktır falan filan. ama sitede "en yeni" kısmında siyah süt görünüyor. yani bir milyon yıldır güncellenmemiş site. ditede şöye bir ibare de var;

Bu site Elif Şafak’ın bilgisi ve onayı ile hazırlanmıştır…

Ancak meşguliyetleri ve yoğunlukları nedeniyle kendisi bizzat ilgilenememektedir…

Geri dönüş bekleyen mesaj sahipleri tarafından mazur görülmesi

ve gönül koymamaları rica olunur…...


böyle mi olmalıdır? nasıl olmalıdır??


bugün selahattin duman vatan'da...


Zaten “Sevgililer Günü”ne tersimden başlamışım..

Elime aldım gazeteyi.. Tepesinde Elif Şafak hanımın fotoğrafı..

Elinde de son romanı “Aşk”ın ilk baskısı.. “Okumazsanız ölümü öpün..” der gibi melül mahzun bakıyor..

Yeni romanını okura takdim etmek için bu özel günü seçmiş.. Fotoğrafından gördüğüm kadarı ile kitabın kapağında pembe zemine basılmış kocaman bir kalp var..

Pembe, romantik duyguların renk skalasındaki karşılığı.. Kalp desen “Sevgililer Günü”nün resmî amblemi..

Kitabın takdimi için doğru zamanlama?

Bu kitabın sunumunu başka bir gün yapsan “Anneler Günü Hediye Kampanyası”nı Regaip Kandili’ne denk getirmiş gibi olursun..

Baştan söyleyeyim, hasetten ters takla attığım sanılmasın..

Elif Şafak hanıma hiçbir kastım yok.. Adım gibi eminim ki çok da iyi bir insandır.. Belki tanışsak iyi de arkadaş oluruz lakin böyle bir sonuç benim ona bulaşmamı engellemez..

HAYIRLI OLSUN

Son romanı “Siyah Süt”ü okumak için kendimi yırttım da.. Bitirmeyi başaramadım, o başka..

Kitabın ortalarına kadar gelmiştim ki o romanın yazılış sebebini nihayet keşfettim.. Yazar, okur kısmının sinirini test ediyordu..

Ben doğuştan “cinli” olduğumdan böyle bir teste ihtiyacım yoktu.. Yarım bıraktım..

Yeni romanı “Aşk” Kim bilir bünyemde nasıl bir etki bırakacak?

İlk edindiğim izlenim, kitabın bütün pazarlama tekniklerini bünyesinde toplamış olması..

Ertuğrul Özkök, kitabı birinci sayfanın tepesinden takdim ediyorsa “Best Seller” kokusunu çoktan almıştır..

Hürriyet’in sunuşuna bakarsan bu kokuyu almak için okumaya da gerek kalmıyor..

***

6 yorum:

Özgür Turan dedi ki...

o elinde kalp olan foto ve de kitaptan hürriyette yayınlanan kısımlar bana çok itici geldi. Pazarlama iyi hoş da bir yere kadar. ayrıca Şems ve Mevlana'da pazarlanacak hiçbirşey göremiyorum ben. Ne gerek var böyle şeylere... başka şekilde tanıtılsaydı kitap bence çok daha başarılı olabilirdi. Siyah Süt bence lohusalık sendromunun güzel kaleme alınmış haliydi. Ama okuduktan sonra düşnmüştüm neden ben de Doğa'ya tuttuğum günlüğü yayınlamıyorum diye. İyi pazarlamaydı o da.

mermaid dedi ki...

yani o kadar sevdiğim bir yazardı ki. "mahrem", "pinhan" ve "bit palas" cici kitaplardı. sonra ingilizce yazmaya başlaması, bana samimi gelmeyen evliliği, sürekli bir "gezgindim kök saldım" muhabbeti baydı. yazarlığı ve dili de aynı kalitede kalmadı. ama o zamanlar ilerde hakkaten bestseller olacağını hayal edemezdim. sevgililer gününde "aşk" kitabı, bi sonraki adım ne, cosmopolitan eki olarak "güzelliğimi neye borçluyum" isimli kitabı.

Meral dedi ki...

Sen de, Özgür Turan da Mermaid de haklı. Yine de Baba ve Piç'i yazan yazar olarak seviyorum onu.Fekat üçüncü çocuğunu da yaparsa bi başladımı üç-beş farketmez derse bir kez daha kızacağım. Böyle diyenlere kandık biz. Tuvalete gidip kitap okumaya çalışıyoruz:)

özlem dedi ki...

Ben de hoşlanmadım Ece, hem de hiç.

Zeynep dedi ki...

Merhaba Ece Hanım,

Aşk isimli kitabı Mart ayı başında piyasaya çıkacak. Elif şafak çok sevdiğim bir yazardır, ancak .us takıntısı beni de rahatsız etmiyor değil. Bir süre yakın evlerde yaşadık, eşiyle de durmadan ingilizce konuşuyorlardı.

ece arar dedi ki...

özgür, siyah süt'ü ben sevmedim, içten değildi. halbuki o dönem tam da içindekilerin anlatılması gereken bir dönem, akademik bir çalışma hissi verdi bana... mermaid ben de "araf"ı pek sevmiştim. meral sen her yerde okursun:))) özlem, bakalım, kitabı okuyalım, açıkçası böylesi bir pazarlama taktiğine rağmen ben hala merak ediyorum... zeynep ben de pek sevemiyorum bu ing. konuşma işini...