Perşembe, Haziran 04, 2009

küçük şeyler


bursa'dakiler hariç kitaplar gönderildi... benim sağım solum belli değil, işim çok. bursa'daki arkadaşlara da kitapları ulaştırmak istiyorum ama nasıl yapacağım bilemedim, dert oldu bu iş bana...

bir sürü ilan/ dergi işim var. en son yaptığım dergi bu. ben yazdım/ haluk çizdi. dergi 10 bin basılıp firmanın müşterilerine dağıtıldı. biliyorsunuz ama ben yine de tekrar edeyim; her türlü ilan/dergi/broşür/kampanya/fikir yazı çizi işleri olan tanıdıklarınızı bana yönlendirebilirsiniz. freelance olarak, İstanbul piyasasının çok çok altında fiyatlarla çalışıyorum. üstelik bütün işler aynı kalitededir, belki kimilerinden çok daha iyidir:)))

elvin'in son sunumu da bitti. hiç şaşırmadım kedi olduğuna! fotoğrafları yakında koyarım.

hala bir abla arıyorum yaz için, mudanya civarında oturan.

elif şafak/ aşk'ı okuyorum. zor bir kitap. araya başka şeyler katıyorum. erkekler şikayetçiymiş, "elimizde pembe kitap bizi bozuyor" diye. elif şafak röportajında okudum, hay allahım ya, noolur, elindeki kitap pembe olsa yahu, ne kadar korkuyor erkekler simgesel şeylerden, birilerinin onları etiketleyecek olmasından, en azından akıllarından bunu geçirecek olmasından?

11 yorum:

cumbada dedi ki...

Elif Şafak'ın kitabını nasıl anlatacağımı bilememiştim gerçektende yoruyor...Sevgiler

mermaid dedi ki...

yaşasın ben de tam şu sıralar okuyorum:)

Tanya's dedi ki...

Eeee..abla işini halletmemiş miydik?

pommeler dedi ki...

bende simdi AŞK okuyorum
ama hiç bırakmadan okumak istiyorum bu sabah anneme işe gitmesem kitabımı okusam dedim
yoruyor ama değiyor

Cocukla Cocuk dedi ki...

pembe kitap işini bende okudum ve güldüm, hiç öyle düşünmemiştim alemler gerçekten.

Prima Rima dedi ki...

Elif Şafagın bu kıtabını her okuyan super cok guzel elımden bırakamıyorum yazıyordu ilk kez sizden bunu duyuyorum sevgili Ece ...zor dıyorsanız zordur ben bıraz daha bekleyeyım okumak ıcın :)

özlem dedi ki...

Nedense Aşk beni hiç yormadı, sadece biraz alıp götürdü, kendime getirdi, haa bir de üzerine bir süre yeni kitap okuyamamıştım.:))

ece arar dedi ki...

sevgili özlem; kitabı sevmedim değil. düşüne düşüne gitmek gereken yerleri var. bir de açıkçası kadının mutsuzluğuna üzüldüm. ondan yoruldum. arada neşeli şeyler okuyorum. bir de elif şafak'ın sadık bir kitlesi var. ben onlardan değilim ama ne yazsa beğendiğim ve sizin gibi sonradan başka kitaplar okumak istemediğim yazarlar var. olabiliyor:)))

herşeyden azıcık dedi ki...

Pembe bozmuyor okumak bozuyor :))Eğer pembe çok geriyorsa gazete kağıdıyla kaplasınlar.

özlem dedi ki...

Kadının mutsuzluğu konusunda haklısın Ece, ben de ona takılmıştım, kim hak eder ki bu denli mutsuzluğu?
Neyse fazla anlatmayalım, okumayanlar için değil mi ama?:))

masterbroccoli dedi ki...

Ben bir erkek olarak sizin blogunuzda görene kadar bunu hiç düşünmemiştim inanın. Kitabı geçen ay İran seyahatim boyunca, lobiler, havaalanları,otobüs terminalleri dahil her yerde okudum. Şems'in memleketi Tebriz'de okumak da bir ayrıcalıktı. Kitabıma dikkatle bakanların da farsça dışında birşey diye merakla baktıklarını düşündüm. Acaba bu adam cart pembe kapaklı ne okuyor diye mi bakıyorlardı? Ne kadar safmışım..! Bunu düşünememişim..!