Pazartesi, Haziran 22, 2009

antalya'dan bildiriyorum

aslında döndüm ama başlık güzel oldu:)))))

Antalya, İkoncanlar, Bikiniler

Tam Antalya’ya gidilecek zamanmış. Söylemek lazım, Rixos Sungate deli bir otel. Odanızın önünden havuza girmek süper bir lüks. Ayrıca Eda Taşpınar Rusların yanında sönük bir ikoncan. Hayatımda giymediğim kadar topuklu ayakkabılarla havuz ve deniz kenarında dolaşan kadınlar gördüm, saçlar başlar yapılı, aksesuarlar, pareolar yerli yerinde…

Bir de yanlarında aynen kendileri kadar şık giydirilmiş çocuklar… Nasıl oluyor da oluyor anlamak mümkün değil… Yanlarında bakıcı falan yok. Ama kadınlar ultra şık, çocuklar banyo yapmış, saçlar taranmış, tokalar takılmış, en şahanesinden giydirilmiş. Sanki gerçek değil de bir dergi fotoğrafı gibi gezen uzun bacaklı, sarışın ve topuklu kadınlar ve dünya güzeli çocuklar.

Bizim Türklere gelince, sayıları pek azdı. Henüz Türkler tatile çıkmamış demek. Ama hiçbirinin Rus ikoncanlarla yarışması mümkün değildi. Bir kere kimsede o kadar uzun bacak yok, oradan başlayın, gerisi geliyor. Bir de tabii her zamanki gibi bizim çocukların yemek yesin diye peşlerinde koşturuluyordu. Yok, bizimkiler dergiden fırlamış gibi değildi…

Rus ikoncanlara bakarak şunu söyleyebilirim; deniz kenarında da alabildiğine topuklu giyeceksiniz. Şifonumsu bir elbiseniz olacak. Mayo falan giymek yok, illa bikini. Tek omuzlar almış başını yürümüş. Altı başka üstü başka bikini giyen yok; o moda ya bitmiş ya Ruslar beğenmemiş. Gözlükleriniz illa kocaman olacak, kolunuza bilezik şart. Kalın bir şeyler olmasında fayda var, e tabii bikininizle de uyumlu olacak. Yüzünüzde ciddi bir ifade olacak, bu da hiç bozulmayacak. Öyle insani duygular sergilemek yok, gülmek, gülümsemek falan duruşu bozuyor. Çok dik duracak, öyle sürekli oradan oraya yürüyeceksiniz. Bir kitabınız olacak, güneş kremleriniz, şapkanız, süper bir plaj çantanız. Tamam o zaman…

Yalnız Eda Taşpınar’ı çok da es geçmemek lazım. Geçen gün televizyondaki programını izliyordum. Bir kere içten görünüyor, olduğu gibi. Bunun yanı sıra kendi, bikinilerini yapıyormuş ki çok takdire şayan bir durum. Kimsede olmayan bir şeyleri giymek iyi fikir. Mesela dericilerden yılan derisi almış; bundan bir üst yaptırmış, yanına lastik diktirmiş tamam. Süper şık görünüyordu. Bir de birkaç boxerdan bikini yapmış. Yine kestirmiş biçtirmiş, yanlarına ipler taktırmış. Takdir etmeden geçemedim. Beğendim, on puan verdim.

Tabii herhalde vakit bol kendisinde. Biz burada yaz günlerinde üç beş günlük bir kaçamak yapmak dışında pek vakit bulamıyoruz başka şeylere. Değil bikini yapmak, bikini giymek bile hayal… Evet, yazın gelmesiyle fazla kilolardan benim de şikâyetçi olduğum yıllar geldi işte. Bir doğum günü kutlamasının ardından bikini giymek için birkaç kilo vermem gerektiğini fark etmiş bulunuyorum. Eda Taşpınar’ın benzersiz bikinilerine, Rus ikoncanların topuklu ayakkabılarına ve yürüyüşlerine çok uzak bir gezengende yaşıyorum. Ya da bana öyle geliyor. Sahiden “ayrı dünyaların insanıyız” diye bir şey var.

Onların gezegeninde zannedersem hayat pek keyifli. Bikini yap, alışverişe git, güneş kremi sür. Bizim gezegende hayat pek öyle değil. Olsun, onlar yapsın, biz yazalım. Nihayetinde işimiz bu!

6 yorum:

Tanya's dedi ki...

Yahu ben hep onu diyorum..bizim cocuklar dünyalı..yabancılarınki uzaylı..ve bende uzaylı olmak istiyorum o zaman..o havuz kenarında o mantar topuklarla arzı endam edesim var...ama en fazla flipflop giyebilirim..onda bile kayar düşerim..nerde o zerafet.

Eda Taspınar ise enteresan...oluyor da ..yakışıyor da hani..

Eee hoşgeldiniz o zaman.

Ersin dedi ki...

Ohhooooo
Antalya haberlerinin devamını bekliyoruz.

Özgür Turan dedi ki...

Ay yok ne mantar topuklusu yahuuu mümkün değil, al benden de o kadar. sürerim 50 derece koruma faktörü, takarım şapkamı alırım kitabımı çekilirim gölgeme oh misss.

Cocukla Cocuk dedi ki...

çok farklıyız ya, çocuğun havuzda başında koştur, yemekte koştur... uzun bacaklarımıda yok :((

Prima Rima dedi ki...

I-IH KESİNLİKLE YAPAMAM:)
NORMAL ZAMANDA BİLE TOPUKLUYU ZOR GIYIYORUM ZATEN HAVUZ BASINDA ANINDA KAYAR YAPISIRIM YERE.

Meral dedi ki...

Ece,

Antalya'da bazı mağazalar var. İçindeki elbiseleri giyecek bir kadın tanımıyorum. Hiç normal, düz bir tişört filan bulmazsınç Onlara Rus kadın dükkanı diyorum. Zaten onlar alşveriş yapıyor ya da bazı uçuk genç kılar.

5 yıldızlı otellerdeki hallerini bilmiyorum. Bizim sitede oturan Rus ailelerden bildiğimi söyleleyim. Anneler ince, uzun, süslü, çocuklar uslu,baımsız, dondurma ve cipsle besleniyorlar. Kurabiye, poaça yapıp parka indirdiğimde kurabiyelere deli gibi saldırıyorar. Anneleri bunları nasıl yaptığıma çok şaşırıyor.

Mesela tanıdığım Ada ile yaşıt bir kıza ne zaman büyümek için ne yediğini sorsam sosis, salam, cips diye cevap veriyor.

Başka bir kültür. Başka bir pencereden bakmak lazım. Anlamak garanti değil ama.