Salı, Haziran 27, 2006

akşam yazıları devam

Bari kitabınız dolaşsın...

Bookcrossing.com'un büyük başarısından sonra kitapların dolaşmasıyla ilgili bir çaba da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden. 'İnsanların kamuya açık mekanlarda buldukları kitapları okuduktan sonra, yine kamuya açık yerlere bırakmaları' üzerine bir sistem yani. Önayak olmak için de birkaç kitabı kendisi bırakıvermiş koca belediye.

'Zararlı Alışkanlıklar', 'Aile İçi İletişim' türü kitapların yanında 'İnsanlarımız' diye bir seri var, denizotobüsü beklerken bana denk gelen buydu. Gerçi stantlarda neredeyse yüzlerce bu kitaptan vardı ama ne hikmetse deniz otobüsü bekleyen bir o kadar insan da boş boş oturmayı bedava da olsa bir kitaba tercih etmiş görünüyordu.

Belediye sizlerden bu kitabı okuduktan sonra kafelere, metrolara bırakmanızı istiyor. Hatta kitabın arka tarafına konulmuş olan kodu seyyarkitap.com adresinde gerekli yerlere girerek mümkünse kitabı nereden alıp nereye bıraktığınızı bildirmenizi de istiyor. Yani belediye kitap hakikaten dolaşsın istiyor... Ama tabii, bu kitaplar da iyi hoş da, madem belediye de az kitap okunduğunun farkında, biraz daha eğlenceli şeyler sunabilir seyyar okurlarına...



--------------------------------------------------------------------------------



Kaybolan insanlar

Ben ilk kitabı görmemiştim. 'İnsanlarımız'ın ikincisine göz atma fırsatı bulmuşum, kaçırır mıyım? Elimdeki kitapta tanıtılan isimlerden biri tam bir başarı hikayesi olarak lanse edilen Emrah Yücel, hani Hollywood film afişleri yapan zat. Marangozcuda, terzide, mefruşatçıda çıraklıkla başlayan yolculuğu baştan sona okunabilir tabii de, ben en çok şunu sevdim, 'aman, kim okuyacak şimdi o kitabı?' diyenlere hizmetim olsun.

'New York'a yerleşerek yeni bir hayata başlama kararı aldığım gün hayatımın dönüm noktası denebilir. On senelik Amerika hayatım bir yılbaşı sabahı aniden verilmiş bir kararın sonucudur. Ama bu tip radikal değişiklikler her zaman dikkatimi çekmiştir. Küçükken radyoda kayıp haberlerini dinler ve kaybolanlara özenir, onlar için hayaller kurardım.'

Konuyla ilgili bir haber...

Elbette konuyla ilgili, 'ne iyi oldu' kabilinden haberler de yapılmış. Örneğin bir gazete bu projenin ne kadar çok işe yarayacağından söz edip ardından da şöyle demiş; 'Vatandaşlar, uygulamadan çok memnun kaldıklarını dile getirirken, kitap okuyan sayısının artması bekleniyor.' Bu tümceyi okuyunca koca bir kahkaha attım evde. 'Öğleden sonra şiddetli sağanak yağış bekleniyor' gibi bir şey bu. Yani şaşırtıcı bir gelişme, hiç beklenmedik anda oluverecek bir hadise, bu da nereden çıktı tarzı bir ifade...

Ha bir de şu var; 'Bu kitap herkesindir' yazıyor kitabın arkasında, hem de bold karakter ile yazılmış ve sonuna da ünlem işareti konmuş. Derken şöyle deniyor; 'Kitabı okudunuz, okuyan topluma katkı sağladınız, bu bilgileri sevdiklerinizle paylaşmak istiyorsanız, kitabı uygun bir yere bırakınız.'

Yani bu kitapların evde durduğu her gün kabahat, ona göre... (15.06.2006 tarihli yazı)

2 yorum:

burcu-mutfak camı dedi ki...

Proje aslında güzel bir şeye benziyor da ne kadar uygulanır onu bilemem. Kitap okuyasım geldi benim de. Şimdi hemen bilgisayarın başından kalkıp elime kitabımı alıyorum. sevgiler...

vintage biscuit dedi ki...

etkili bi fikir