Salı, Ekim 31, 2006

balon


az önce uçan bir balonum vardı... parmağıma takmadım, annemi dinlemedim...
şimdi yok... gitti...
anne niye ağlayan fotoğrafımı çektin?

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Çocuklar gerçek felsefecilerdir. Çocuk yeniyi görendir.Baştadır, başlangıçtadır. Dünyayı henüz gelenekten gelen kalıplarla görmekten uzaktır. Şaşar, şaşırır, hayran olur. Ondan öğreneceğimiz çok şey vardır. Biz henüz çocuklardan, kadınlardan, ezik insanlardan, zulme uğramış azınlıklardan, sesi çıkmayan, yaşam biçimi bizlerden çok farklı insanlardan öğrenmemiz gerekeni öğrenemedik. Bunların içine "akıl hastası" olarak tanımlanmış bir bölük insanın yaşama bakışlarını da katmak gerek. Çok sesli düşünmeyi öğrenmek, farklı gözlerin gördüğü dünyalardan anlamlar deşirmeyi öğrenmek gerek...Ahmet İnam, Felsefe Profosörü...

http://www.gaykedi.blogspot.com/

Adsız dedi ki...

Elimden kaçıp giden kırmızı balonum hala içimde sızıdır. (Bu sızı, aniden ve beklenmedik bir şekilde düşme durumundaki duyguya çok benziyor.)

ece arar dedi ki...

evet, beni de çok kahrederdi uçan balonlar... bazen elvin'e 'hiçbir şey için üzülme...' dediğimde, 'Ama Miu kayboldu, onun için çok üzülüyorum' diyerek ağlamaya başlıyor... Miu onun ilk gözağrısı oyuncak kedisiydi. Üzerine on tane daha kedi alındı ama yerini tutmadı...

defneyleyasamak dedi ki...

AY HİC KIYAMADIM ŞİMDİ :(