Salı, Mayıs 19, 2009

hande altaylı'dan yeni kitap


doğrusu ilk kitabı da sevmiştim ben. tamam öyle aman aman bir şey yoktu içinde ama iyi bir "şezlong" kitabıydı. maraz da öyle. hande altaylı hali vakti yerinde birtakım insanların iç dünyalarını anlatmayı seviyor. hali vakti yerinde diyorum zira karakterlerin parayla işi yok, yani kitaplarda paranın esamesi okunmuyor, doğal olarak parası olan bir kesimin para haricindeki diğer dertlerini dillendiriyor Altaylı diyelim.

bunda bir sakınca var mı? yok.

kimi eleştirmenlere göre mesela büyük bir derttir bu, böylesi kitapları sırf içinde sosyal mesajlar yok, parasal dertler yok diye küçümsediklerini, adamdan ve de kitaptan saymadıklarını biliyorum. peki ama yok mu böylesi insanlar hayatta? altaylı karakterleri gibi bir cenazeden çıkıp kendilerini nişantaşı kafelerine atanlar yok mu? e var... peki birilerinin de onları anlatmasında bir sakınca var mı? yok!

hande altaylı'nın bir de ciddi başarısı var; ironik bir dili var. ağlanacak şeye gülümseten, gülümsenecek şeye acı acı acı bakmanızı sağlayan bir dil. karakterleri kanlı canlı üstelik, "yuh, hayatta yoktur böyle bir kadın/ adam" dedirtmiyor, öylesi iyi çiziyor karakterleri. biraz insan sarrafı bir insan demek gerekir ona, karakter tahlilleri büyük olasılıkla hayatta pek kuvvetli olan ve bunu yazmayı da becerebilen bir insan.

kahramanı sevdim ben. kitabı da. tek ama tek bir şeye takıldım; 35 yaşında olmasına karşın kendini "yaşlı" addetmesini, örneğin bara falan gidemeyecek yaşta olduğunu ikide bir dillendirmesi ve efendim 28 yaşındaki bir adamdan hoşlanıp ısrarla benden çok küçüksün, sen çocuksun" demesini. yahu neresi çocuk 28 yaşındaki insanın ve yahu sevgili akıllı, hoş Hande Altaylı (biliyorum, aynı yaştayız), neremiz yaşlı bizim? Aaaaaa!

alın kitabı. sevin....

5 yorum:

Umar dedi ki...

"Tüm gelgitleriyle Aslı karakterine giydirilmiş,belki de tanıdık ve yaşanmış şeyler,akıcı uslup kolay okunma özelliği,aşk,sex tüm çıplaklığıyla cesaretle kaleme alınmış bir hikayeydi,aşka Şeytan karışır."

O kitap için en güzel cümleyi ise Haşmet yazmıştı onun için "Kolay okunan ama ilişkiler dünyasın da yutulması zor lokmaları bir bir hicvetmiş" demişti.

2,5 sene aradan sonra yeni kitap yazmasına sevindim.

Alıp okuruz sende beğendiysen :)

asuman dedi ki...

Ececim tamamen aynı duyguları hissetmiştim, tam şezlong kitabı ancak gayet keyifli..Bu kitabını da aldım ama okumaya fırsat bulamamıştım henüz.. Hemen keyifle elime alayım:)

cAg dedi ki...

Kitap listem büyüdü de büyüde, alacağım, ben katılmıyorum böyle sürekli fakir edebiyatı mı okunmalı canım, adam yazmış varki bişe yazıyor:)Eleştirinde haklısın, neden böyle düşünmüş olabilir, kendini yaşlı hissediyor kesin depresyonda bu kadın, 35 peh yolun yarısı bile değişti artık, 80 olmayınca yaşlı sınıfına girmem ben...
Öptüüüüm

zeya dedi ki...

havaalanında aldım uçakta okudum inmeden bitiverdi. Tam da anlattığın gibi bir kitap :):)
Ben sevdim.

Bilge Güneş dedi ki...

Hande Altaylı'nın ilk kitabını çok beğenmiştim. İkincisini de heyecanla bekledim, sonunda kavuştum. Şimdi okuyorum... Yakında biter... Bitince yorumlarımı paylaşacağım ben de :)
Sevgiler...