Pazartesi, Nisan 13, 2009

kolay mı canım, aaaa

Osman Müftüoğlu yazıyor; ben cevap veriyorum;

Sağlıkta bahar temizliği zamanı


Bu sabah size iyi bir teklifim var: Gelin bugünden başlayarak hayatınızı birazcık değiştirin. Ay süper fikir, heyecanlandım.Size hayatı sağlıklı ve keyifle sürdürmenin bazı ipuçlarını aktaracağım. Eğer hayatı ıskalamak istemiyorsanız bir kez daha deneyin. Yaşam ve yaşlanma hakkındaki görüşler derinden değişiyor, neredeyse sessiz bir devrim gerçekleşiyor. Gelin bu "bahar temizliği"ne hayır demeyin. İnsan, "tamam, bu sefer yapıcam, söyle diyor...Hadi bakalım.

BU sabah gazetenizi elinize daha kahvaltıyı yapmadan aldıysanız, güne ılık bir bardak su içerek başlayın. Suyun içine birkaç dilim limon, birkaç yaprak nane atarsanız keyfiniz daha da artacaktır. Yok, kahvaltı faslı bitti. Ayrıca ılık su içemem ben, mümkün değil. Çok zor değil kabul ediyorum. Bilmem, belki içerim. Hadi bakalım...Bugünden itibaren kahvaltınızı da yavaş yavaş farklılaştırmaya başlayın. Kendinize her zamankinden farklı olarak ceviz, kayısı, meyveli yoğurt ağırlıklı bir kahvaltı hazırlayın. Meyveli yoğurdu hazır almak yerine, yarım yağlı bir yoğurdun içine taze meyve dilimleri koyarak sizin yapmasını tavsiye ederim. Ceviz, kayısı ve meyveli yoğurt bir kahvaltı değil bana göre. Hele yoğurda meyve katmak asla bana göre değil. Hatta korkunç bir fikir.

Eğer işiniz evinize yakınsa bugün işe yürüyerek gidin. Uzak bir yerde çalışıyorsanız, dolmuştan, otobüsten birkaç sokak önce inin, son 15-20 dakikalık bir mesafeyi yürüyerek gidin. İşe yürüyerek gidemem, gittiğim bir yerin de uzağına araba park edemem, bu doğal şartlar yüzünden mümkün değil. İş yerinizde herkese günaydın demeyi ve gülümsemeyi de ihmal etmeyin. Bugünün farklı bir gün olduğunu ve bundan sonra her şeyin daha farklı olacağını hissedin, hissettirin. İşinize daha bir keyifli sarılın. Dinlenme aralıklarında bilgisayara dalıp gitmek yerine, arkadaşlarınızla sohbet edin. Araştırmaların tümü işyerinde mutlu bir çalışma ortamı oluşturanların daha uzun ve sağlıklı yaşadıklarını gösteriyor. Bu maddeleri sevdim ama enteresan değil. Normal bir insan zaten böyle davranır.


Bugün öğle yemeğini sakın ofisinizde yemeyin! Hele hele masanızda yalnız başına yemek yemeyi asla düşünmeyin! Öğle yemeğini dostluklarınızı geliştirmek ve kendinizi ödüllendirmek için fırsat zamanlarına çevirin. Hafif ama güçlü protein kaynaklarına yönelin. Olanağınız varsa ızgara balık veya balık buğulama, haşlanmış ya da ızgara et-tavuk deneyebilirsiniz. Protein ihtiyacınızı karşılamak için peynir, yoğurt, hatta ayran bile iyi seçimlerdir. Öğle yemeklerinize ne yapın edin bir gökkuşağı salatası eklemeyi de ihmal etmeyin. Salatanızın içinde kırmızı-yeşil biber, havuç ve domates mutlaka olsun. İkinci bir yemek ısmarlayacaksanız o da zeytinyağlı olsun. Öğle yemeğinde alkol almayın. Alsanız bile bir kadeh şarap ile sınırlayın. Yemeği kısa kesip en yakın parkta biraz yürüyebilirseniz yatırımınızın değeri daha da artacaktır. E iyi de olmuyor öğlenleri öyle gökkuşağı salata, bi zeytinyağlı. Çalışıyoruz biz Osman beyciğim, Osmanbey'de çalışmıyoruz ama. Yurdumun belli satıhlarında iş yapıyoruz ve öğlenleri gökkuşağı salatası yapan yerler yok buralarda.

Bugün akşam işten çıkarken eve iş götürmeyin. Nasıl yani? Mail geliyor, bişey yazmam gerekiyor. Yazmayayım mı? o zaman nasıl para kazanacağım? Zamanınız varsa akşamüzeri de yine biraz yürümeyi ihmal etmeyin ya da eşinizle dışarıda bir yerde buluşup biraz sohbet etmeyi deneyin. Sohbetinize ekmek içi balık, peynirli ya da ton balıklı bir sandviç veya bir parça peyniri katık bile edebilirsiniz. Sohbet etmeyi denemek? Bu güldürdü beni. Sohbet edemiyoruz yani, denememiz lazım.

Akşam yemeğiniz hafif olsun. Bu akşam yemeği erken yemeye, yemekten önce biraz egzersiz yapmaya gayret edin. Akşam yemeğini eşiniz (ve dostlarınızla) hayatı paylaştığınız keyif zamanları haline getirmeyi unutmayın. Alkol almamak, alsanız bile abartmamak koşuluyla bu yemeği bazen biraz uzatmanızda fayda bile olabilir. Kötü haberleri izlemek, korku filmleri seyretmek, karmaşık siyasi senaryoların tartışıldığı programlarla ruhunuzu didiklemek yerine, eğlenceli bir film veya dizi izlemeyi tercih edin. Mutlaka televizyon izlemek zorunda da değilsiniz. Kitap okumak, eşinizle sohbet etmek, hatta sevişmek gibi (!) seçimler de var. Maddeler güzel de; haber izlemek, gündemi takip etmek gerekiyor. Bunu da bir zahmet es geçmeyelim.

Motivasyonun önemi

Yatmadan bir saat kadar öncesi alacağınız hafif bir duşun, dinleyeceğiniz keyifli bir müziğin, ruhunuza hediye edeceğiniz inanç yolculuklarının, huzur odaklanmalarının, gözünüzün önünden geçireceğiniz iyi ve güzel anıların size mükemmel bir uyku sağlayacağını da aklınızdan hiç çıkarmayın. Eh, katılmamak mümkün değil de her gün uygulamak zor. Zira insan yatağı zor buluyor kimi gün.

Bu yeniliklerin hiçbiri zor şeyler değil. Böyle bir sistemi binlerce farklı değişiklikle süslemeniz de mümkün. Bu değişiklikler sadece bir şeye bağlı: Motivasyon. Eğer isterseniz sadece başarmakla da kalmaz bu değişimleri kalıcı hale getirebilirsiniz.

Başta da söylediğim gibi sizi iyileştiren şeyler sadece yiyip içtikleriniz, verdiğiniz kararlar değildir. Sizi siz yapan temel faktörlerden biri ve belki de en önemlisi motivasyonunuz ve bunu sürdürme becerinizdir.

Gelin bu teklifi ciddiye alın. Ciddiye almakla da kalmayın hayatınızın bir parçası yapın.

Şimdi şöyle Osman Beyciğim; siz makul şeyler söylüyorsunuz tamam. Birçok sağlıklı yaşam gurusu çok daha abartılı reçeteler veriyor, ona da tamam. Ama sorun şu ki, en makul öneriler bile bazen biz "sıradan" bireyler için fazla abartılı olabiliyor. Hayatı öyle hafif hafif yaşamak hiç kolay değil, gülmek, erken yemek yemek, gökkuşağı salatası ısmarlamak, işe yürümek falan... Basit gibi görünen bu önerileri gerçekleştirmek bile kolay değil...
Öyle işte. Budur. Siz bloggerlar nasıl iyileştiriyorsunuz hayatınızı? Hazır bahar gelmişken neleri değiştirmeye çalışıyorsunuz? Ben bir sonraki yazıya bir iki madde yazabilirim gibi geliyor. Hadi dağılalım şimdi:)

4 yorum:

Prima Rima dedi ki...

Ece harikasın ama birde bunları yaparak ben harika olsam ya, yada şu yazıyı bıraz daha erken yazsaydın ya...horul horul uykunun ardından gune ılık suyu bırak ılık açma ile başlayan ben şu anda çokpişman ve utanclıyım :))))

tubik dedi ki...

Ben sinir stres ve yorgunluktan burnumun dibindeki tozları alamıyorum nerede keyifli duşlar diziler? öğlenleri mesai saatimi geçirmiyim diye boğazıma diziliyor yediklerim, nerede gökkuşağı salataları?

Böyle konuşmak iyi güzel hoş da Osman beyciğimin göremediği birtakım memleket gerçekleri var ki bunu da iyimserliğine veriyorum.. Eline sağlık uğraşmış yazmış ama keşke hepimizin böyle şansları olsa..

peripatetic dedi ki...

Ben de alkol almamak, alsak bile abartmamak bölümüne takıldım... Bu aralar "gül rengi şarap içilmez mi böyle günde" dedirtecek çok bahane var ortalıkta...

ece arar dedi ki...

açma iyidir:) güne başlamak için ideal...

tubik sen de haklısın... diyorum ya, güya en makul yazanlardan biri bi de bu osman bey.

peripatetic, valla iyi yere takılmışsın, ben atlamışım. gül rengi şarap içilz mi böyle günde, aynen katılıyorum.