Perşembe, Mayıs 18, 2006

bu aralar...


çocukların gözüne damla damlatmak ne zor iştir tanrım...

pazartesi dört yaş bitiyor, bu kez bir parti havasında değilim ama yine de şu marzipanlı pastalardan olmazsa olmaz diyordum, bizimikine rüya gibi görünüyor o pasta. gittim uzay'a, beğendim pastayı, en az on beş kişilik yapıyoruz dediler, ama dedim biz beş kişi olacağız bu sefer, neyse usta ikna oldu, yapıyor mikro boyutta bir şey...

bir de bir sürü geçen senden kalan süs olmasına karşın, partipaketi'ne uğradım, balerinli bardak ve tabak siparişi verdim. kimseyi çağırmayacak olsam da yine de duramıyorum.

bu yıl kızımz scooter istiyor, onu alacağım cumartesi...

şu anda masa örtülerini mutfak sandalyelerine örtüp üzerlerini kurdelelerle kaplıyor, "güzel lokanta" yapacakmış mutfağı, ben de bunları bu sayede yazıyorum...

bugünkü akşam yazım şurada...

dün burcu'yu okurken canım çok çay bahçesi çayı istedi. park sonrası soluğu bence Bursa'nın en güzel yerinde -Hüsnügüzel Çay Bahçesi'nde aldık. Kızım kedileri kovalarken ben huşu içinde ağaçlar altında çay içtim. İlk bardağı tümüyle örtüye döktüm önce, yıllardır değişmeyen garson abi "sorun değil" dedi, derken gelip mis gibi yeni bir örtü serdi.
ağaçlar hışırdamaktaydı, tatlı bir huzur kapladı bedenimi, her allahın günü orada olmak istedim. bir tek ben değilim bunu isteyen, bizim mahalleninin yirmi senelik muhtarı da bahar geldi mi dükkanı kapatıp buraya yerleşiyor, camında "yazın hüsnügüzel'deyim" yazıyor, orada oturuyor ve herhalde ömrüne ömür katıyor, muhtarla işi olan çay bahçesine geliyor, hem soluklanıp çay içiyor, hem de muhtar işini böyle huşu içinde hallediyor. hizmet buna derim valla.

fotoğraftaki elvin, geçen sene gözleri şişen elvin, bu sene makine kırık maalesef. bu da ayrı bir konu, deli olmamak işten değil. bir nikon coolpix'im var, pil yerinin kapağının bir dişi kırıldı, burada tamir edebilen yok, illa istanbul nikon'a gitsin diyorlar, orada yapabilecekleri de şüpheliymiş, üstelik garanti kapsamında değilmiş bu kapak işi. fotoğraf çekememek kadar beni üzen, çıldırtan bir şey olamaz hayatta, delireceğim bu konu yüzünden. diyorlar ki, öyle küçük bir problemmiş ki bu, adamlar sırf bu yüzden yapamayabilirlermiş ve de efendim tüm kasayı değiştirmek isteyebilirlermiş. yok mu şunu yapabilecek biri?

2 yorum:

ender dedi ki...

Sevgili Ece...Resim Edward Hopper'in...

vintage biscuit dedi ki...

akşam ' daki yazı güzel olmuşşş.. türk kahvemin yanında eşlik atti bana ...
buarada o fotoğraftaki dudaklar ne öyle bakarmısın :)))) tam wallpaper lık