Pazartesi, Temmuz 27, 2009

dünya wireless olsun

e hiç değilse yazlık olsun dedim, oldu nitekim.
ama havuz kenarı, çay bahçesi ve lokanta. evde ııh.
size şu satırları çay bahçesinden yazmak isterdim ama lokantanın bir köşesine sıkışmış vaziyetteyim. zira benim laptopun pili çok zavallı... çocuk neyse ki büyüdü de kontrol lazım değil... e hava zaten berbat bugün. ne işim varsa bitiresim var şu köşecikte. gelsin çaylar, tostlar...

tost mu dedim, salata diyecektim:)))

dün pideli köfte günüydü ve ne yarımı, bir tane götürdüm...

facebookumu yaklaşık bir ay önce kapattım. abesle iştigal oldu biraz bana, oyunlarıyla falan çok vakit harcadım. oysa zaman değerli, yaşlar ilerledikçe daha çok anlamıyor mu bunu insan? ama twitter iyi. hadi birbirimizi bulalım orada.

zayıf görünsem de çok kilo aldım, fazladan bir beş kilo var. vermeliyim! ama annemin yemeklerine dayanamıyorummm...

çok kitap okudum, hepsinden bahsedeceğim. ancak blogger arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldığım mehmet saraç'ın canlarına değsin'i gerçekten bir numaraydı. edinmenizi öneririm...

şu sıra ölümsüz olduğum zamanlar, muammer kırdök okuyorum. yazarın ilk kitabı. geçen hafta radikal kitap'ta pek bir methedilmişti.

dergiler, sektörel.
hep unutuyorum yazmayı... biri pozitif sağlık. pozitifsaglik.com.tr adresinden bulabilirsiniz. arkadaşım demet'e ait. satılmıyor, ücretsiz hastane, klinik ve doktorlara dağıtılıyor. üç aylık periyotlarda hazırlıyoruz. bitmek üzere, bugün hala biraz işim var dergiyle ilgili. editör benim, yazan, redakte eden, röportaja giden, şu bu. demet bütün kontakları ayarlıyor, konuları bana bildiriyor. bir de çizen arkadaş var. güzel dergi:)))

bir diğer derginin ilk sayısını yaptık. pırlant. saat ve mücevheratçı. bursa'da iyi bilinir, kanyon'da, antalya'da falan da mağazaları var. onlara bir dergi yapıyoruz bu ara... yapıyorum yani.

dergici oldum çıktım. tek başıma! süper de oluyorlar. aklınızda bulunsun. yine söyleyeyim, her türlü broşür, dergi, yazı, basın bülteni işleriniz tek başıma itinayla yapılır. işlerden görmek isteyenlere mail atılır!

alim ikinci bebeğe pek sevindim. yeni baskı maalesef yok bende. yeni kitap projelerini de anlat! bloggerlar, bir daha söylüyorum, bir türk, bir ingiliz ve üç kuruşluk dünya'yı mutlaka okuyun, pişman olmayacaksınız.

evliya çelebi "şefaat ya resul allah" diyeceğine yanlışlıkla "seyahat ya resul allah" demiş ya, alim de öyle demiş gibi geliyor bana!

6 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Sevgili Ece,
Yenilerde bir kitap bitirdim. Eğer Güney Amerika edebiyatı ve Marquez seviyorsan çok beğenirsin. "Dullar Kasabasından Masallar" ismi, James Canon yazarı. Blogumda bulabilirsin daha ayrıntılı bilgiyi. İyi tatiller dilemekteyim, sevgiler...

Leylak Dalı dedi ki...

Bu arada sormayı unuttum, Ayça Şen'in kitabını beğendiniz mi? Tekrar sevgiler:))
Nurşen

ece arar dedi ki...

güney amerika edebiyatı sanırım bazen seviyor, bazen sevmiyorum ama not alıyor ve bloga da bakıyorum. ayça'nın kitabınıysa hiç sevmedim, hatta hayal kırıklığına uğradım. maksadını anladım evet ama ııh, sevmedim...

Leylak Dalı dedi ki...

evet, ayça'nın kitabı konusunda hemfikir olduğumuza sevindim. zira bazı olumlu eleştirileri okuyunca "acaba?" deyip bunca yıllık okurluğumdan şüpheye düşmüştüm.
hoşçakalın..

alimerginoglu dedi ki...

Mahcubiyet, mahcubiyet... Ece sen olmasan bu kitap olmazdi. Bem=nim gmail adresine alimerginoglu@gmail.com adresini atabilirsen tez zamanda yollayayim.

Sevgiler,

www.alimrachel.blogspot.com

Mehtap dedi ki...

Ece hanım,

iletişim bilgilerinizi göremiyorum:( size nasıl mail atabilirim?