Pazartesi, Ağustos 31, 2009

mutlu yıllar

onlarca film izledim, onlarca kitap okudum. havuz kenarında mesailer tükettim, yüzdüm, kendime geldim, uydum, uyandım. güldüm, sevindim, daraldım.

bir yazı bitirip yeni bir mevsime başladım.

yeni bir yıl bir eylülde başlar. bana hep öyle olur. olsun isterim ya da...

herkese mutlu yıllar...

Cumartesi, Ağustos 22, 2009

lastik pabuç

lastik pabuç diye bir yer açılmış galata'da, ne şahane değil mi:) trendometre'ye bir tık.

Cuma, Ağustos 21, 2009

HEATROW'DA BİR HAFTA

canımız yazarımız alain de botton heatrow'da bir hafta geçirdi. terminal 5 departure'da elinde laptopuyla oturdu. heatrow'un davetlisiydi ve dilediği herkesle konuşma izni vardı. buna yolcular da dahil. onların hikayelerini dinledi. ve kitap bitti. a week at the heatrow nereden gelip nereye gittiğimizle ilgili bir kitap olacak imiş. pek hoş. preorder'la amazon'da. bize de çabuk gelir kanaatindeyim, botton bu ülkede de pek sevilen bir yazar, hemen çevrilir.

ama ben heatrow'dan bir tane almayı tercih ederim.

mail2blooger

nasıl oluyor? bilen? nereden ayar yapıyoruz mail adresimizden bloga göndermeyi?

Pazar, Ağustos 16, 2009

seni gidi aşk hastası seni...

Aşk Hastası son zamanlarda okuduğum en iyi kitap… Aşkı bir akıl hastalığı olarak ele alan; kimi hastalıklarla benzerliklerini bulan ve tarih boyunca aşkın nasıl ifade bulduğunu örnekleyen bu kitap baş tacı edilmeli… Her satırını çizmek için yanıp tutuştuğum kitabın yazarı Frank Tallis. Aşkı Teşhis etmek, Güzelliğin Hayali, Teselli İhtiyacı gibi bölümlere ayrılan kitap Darwin’le startı verdiğinde hem onun evrim teorisinden, hem de kişisel aşk tarihinden dem vuruyor ki bu bile kitabı diğerlerinden daha ilginç yapmaya yetiyor.

Evlilik fikrine karşı kaygıları olan Charles, o dönem artı ve eksilerden oluşan bir liste yapıyor mesela. Evlenirse asla balonla seyahat edemeyeceğini, kitap okuyamayacağını, çalışmak ve sıkıcı akraba ziyaretleri yapmak zorunda kalacağını düşünüyor. Ama evlenmezse bütün bu sıkıcı işlerin hiçbiri olmayacak… Ancak aşk onu birdenbire yakalıyor ve beş ay sonra evlilikle ilgili yazdıklarının hiçbirini anımsamıyor… Dahası on çocuklu bir baba oluyor…

Ünlü bir bestesi olan Berlioz da sadece tiyatro sahnesinde bir kez gördüğü Henrietta’ya âşık oluyor. Henrietta onu kabul etmediği, onunla bir kelime dahi konuşmadığı için çılgına dönen Berlioz kadını senelerce izliyor. Hatta onun oynadığı bir oyun için beste yapıyor. Nihayet Henrietta onunla konuşmayı kabul ettikten kısa bir süre sonra evlenen çift için hayat hiç de umdukları gibi olmuyor. Bir hayale âşık olan ve onu bulunca ilgisi biten Berlioz başka kadınların peşinden gidiyor… Kitap, enteresan hikâyelerle desteklenmiş bilimsel bir eser… Aşk bir hastalık mı? Evet, öyle. Kitabı okuyunca göreceksiniz… (Çeviren: Erdem Atik, Altın Bilek Yayınları, 2006)