Perşembe, Mayıs 24, 2007
Çarşamba, Mayıs 23, 2007
first love
ilk aşk beş yaş biterken...
tam bittiğinde...
altıdan ilk gün alındığında... parkta bir heyecan...
b. geliyor diye bir neşe... onu karşılamak için kapılara kadar koşma, beraber sallanma, beraber kayma sonra kaydıraktan...
sürekli kahkaha atma, gözünün içine bakma b.nin...
anneyi unutma... anneyi topraklar üzerinde 3 saat oturtma...
hava kararıp da yağmur başlayınca zorla eve yollanma...
oysa b. ile aynı okulda...
ama tabii parkta buluşmak aniden, pek bir başka...
Çarşamba, Mayıs 16, 2007
Cuma, Mayıs 04, 2007
I used to care but things have changed
Bob Dylan diyor bunu. Bu tümceyi duyar duymaz bir şey oluyor bana her seferinde; sanki tekrarladığım zaman Dylan ile birlikte, bir kuş olup uçuyorum gibi geliyor ya da ne bileyim, yatağımı yorganımı havalandırmışım, güneş dolmuş içeri, temiz çarşafların mis kokusuyla buluşuyorum... A, cümle iyi olmadı ama anladınız siz onu. Bir de aynı şarkıda "people are crazy, times are strange" diyor, bu da bana çok anlamlı geliyor. Zaten sanki sırf bu yüzden söylemeli zaten başlıktaki cümleyi.
Cuma, Nisan 27, 2007
perdeler tişörtler kadınlık halleri...
bugün o gün. ama yani başka bir şey yaptığım yok, perdeleri de ben çıkartıp takmıyorum, bir tek makineye atmak benim işim. annem bana küçükken hiç iş yaptırmazdı, "amannn" derdi, "büyüyünce nasıl olsa yapacaksın, boş ver...". öyle öyle ben düğme bile dikemeyen bir kadın oldum. yahu oldum mu sahi, hala emin değilim kadın olduğumdan. olmuşumdur da, böyle her bir şeyi bilen biri olamadım maalesef.
bir yazı yazmayı biliyorum, o da bir kadının görevi sayılır mı ki? (sayılsa keşke, herkes oturup her allahın günü yazsa...)
dün mesela bir tişört aldım kendime, acayip afro saçlı zenci bir kadın resmi, altında da disco queen yazıyor. benim takıntılarımdan biri de bu, üzerinde queen veyahut da rock yazan bütün tişörtleri toplarım.
şimdi o tişörtü aldım ya, akşam eve geldim, dedim ki byük olasılıkla bu tişörtleri 15 yaşındakiler alsın diye yapıyorlar, ben 36...
bir de aklıma şu geldi, bizim iş yerinde gayet oturaklı bir adam vardı, bunun bir de karısı vardı ikide bir ziyarete gelen... kadın o dönemde taş çatlasa kırk yaşındaydı ama bütün çizgi film tişörtlerini giyer, kırmızı bahçevan pantolonu ve iki yandan örülü saçlarla ortalıkta dolaşırdı. resmen tiksinirdim... tamam, ona benzemiyorum ama ne bileyim, disco quuen tişörtü?
bilemedim bak şimdi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


