Çarşamba, Eylül 20, 2006

şeyler

 
sonbahar. çay. berjer koltuk. türk kahvesi. aslı erdoğan. uçuşan perdeler. fesleğen kokusu. kızımın gözleri. kremalı makarna. yeşilin her tonu. deniz fenerleri. kaş. renkli kalemler. dolmakalemler. yusuf atılgan. mantar panolar. raptiyeler. lost. alec baldwin. kurutulmuş çiçekler. cocacola. kremalı kahve. çizgisiz defterler. herse. salıncak. nick hornby. rahat terlikler. arabam. deniz kokusu. çakıl taşları. samanlı kağıtlar. post it. mektup. google. kırmızı şarap. iskender kebabı. kızımın resimleri. tart. kiş. yastık. lazanya. ekose battaniye. dizüstü bilgisayar. yatağım. fotoğraflar. kotlar. gömlekler. mantar. biber. tarçın. kakao. ince fincanlar. koleksiyon. silgi. buket uzuner. kızımın şarkıları. bonnie tyler. stevie nicks. colin vearncombe (aka Black). yüzükler. balkon. saksılar. galvaniz. kitaplık. kütüphane. ingiltere. edward hopper. diş macunu. plak. gökyüzü. queen. badem ezmesi. meksika. gülmek. the 4400. oğuz atay. masa örtüsü. cem karaca. zadie smith. çay. kurabiye. marcel proust. yağmurluk. nergis. toprak kokusu. orman. günışığı kitaplığı. ispanyolca. abajur. havuçlu kek. the beatles. kızım. Posted by Picasa

Pazar, Eylül 17, 2006

sonbahar

 
 
çoraplarımı giydim/ alışkanlıklarım çekmecede/içimdeki kuşlardan biri/ gitmeye karar verdi/ ne yapsam nafile/ yapmasam daha iyi. Posted by Picasa

Pazartesi, Eylül 11, 2006

e yaz sahiden bitti

 
 
 
  Posted by Picasa

yaz bitti

 son günüydü şezlongların, havluların, güneşe taşınan plaj çantalarının. yerlerde yapraklar, geriye kalan, okul alışverişini çoktan bitirmiş üç beş çocuk ve annesi. garsona söylenen son yaz çayı, ayağımı bir soktum havuza, dünyanın tüm çivileri havuzdaymış gibi bir his, batıyor da batıyorlar. kızım istedi de giremedi son kez havuzuna, kollukları kolunda, öyle mahsun bakıp durdu. derken kalan son çocukla bir küçük oyun oynadı, sallandı da sallandı.

ben "sofranız şen olsun"u okudum, mardik amca için bir irmik helvası yapmak istedim okuyunca, sonra herkese mardik amcayı anlattım, dilerseniz size de anlatırım.
dönerken eski yoldan geldik, bagajda yazlıkta kalan son eşyalar. incir, armut topladık yol kenarlarından.
ertesi sabaha derinden gelen bir öksürükle uyandı bu speedo gözlüklü kız. ah dedim, bir de havuza girse ne olacaktı, nereden çıktı şimdi bu öksürük? okulda şimdi ama canım sıkkın onu koruyamadım diye... bir de sabah, "bana öksürük şurubu içirdiğin, bana baktığın için teşekkür ederim anneciğim" demez mi? Posted by Picasa

Pazartesi, Eylül 04, 2006

incelikler

 
bende olmayan, kızımın ruhundan kopup gelen çeşitli incelikleri var, bunlardan biri de günaşırı parti hazırlama yetisi, becerisi ve isteği. bu masanın benzerleri oyuncak kediler için hazırlanıyor genelde. ben o sırada bilgisayar başında oluyorum. bazen babasının gelmesini de bekliyor ve ikimizi birden oturtuyor partisinin başına. bize şeker, bonibon ikram ediyor...
akşam'daki yazılarımın günü değişti yine; pencere eki kapandı, ana gazetede yazıyor olacağım artık ama sadece cumartesi günleri brunch yazıları sürüyor. kitap life diye yeni bir dergi var, ona da yazmaya başladım, bu aralar gelir elime dergi. ha bir de arı kovanı var, iki aydır da o devam ediyor. o kadar yazı inanın bana yetmiyor. hala yazabileceğim başka yerler arıyorum, iyi haftalar... Posted by Picasa